ÇÖRTÜKOTU

Echinopkora (Umbelliferae) türlerinin çiçekli ve yapraklı dallarıdır. Anadoluda iki tür kullanılmaktadır. . . .‘ .

E. tenuifolia h. subsp. sibthorpiana (Guss.) Tutin (Syn: E. sibthorpiana (Guss.Tamamsch.) (Çörtük, Tarhanaotu): 20-50 cm yükseklikte, çalı görünüşünde, dikensiz, yumuşak tüylü, iki veya çok yıllık bir bitkidir. % 0.20-0.95 (1) veya % 1.3 (3) oranında uçucu yağ taşıdığı bildirilmiştir.

Uçucu yağın bileşimi K.H.C. Başer ve ark. tarafından İncelenmiştir (4).

. Bu tür, İzmir bölgesinde, tarhana hazırlarım asında koku verici olarak kullanılır. Şvelyn Lyle Kalça Hippomaraîhrum cristatum (DC.) Boiss. (Syn: Cachrys echinophora Guss.) türünün de aynı maksat İçin kullanıldığını kaydetmektedir (2).

E. îournefortii Jaub. et.Spach (Syn: E. anatolica Boiss. et Heldr.) (Dikenli çörtük): 20-40 cm yükseklikte, çalı görünümünde, dikenli ve çok yıllık bir bitkidir. % 0.04-0.05 arasında uçucu yağ taşıdığı saptanmıştır (1).

Her iki tür çörtük, yara iyi edici etkiye sahiptir. Dahilen infusyon (% 5) halinde mide ülserine karşı kullanılır. Turşulara koku vermek için yaprakları turşu kavanozları içine konulmaktadır.

Diğer isimler:’Çorduk, Çövürdük, Çöyürotu,.

ATKUYRUĞU OTU

Equisetum arvense L. veya E. ielmateia Ehrh. (Equisetaceae) türlerinin kurutulmuş verimsiz dallandır. Bu türler, 100 cm kadar yükselebilen, çok yıllık, otsu ve çiçeksiz bitkilerdir. Gövde silindir biçiminde, dallı veya dalsız, yeşil veya esmer yeşil renkli, sert ve İçi boş. Yapraklar çok.küçük, pul biçiminde ve sivri uçlu. Spor ile çoğalır. Spor keseleri verimli gövdelerin uçlarında başak şeklinde toplanmıştır.

Su kenarları, sulak çayırlar ve orman açıklıklarında yetişir. Türkiyede 7 kadar tür bulunmaktadır. Bunlardan E. telmateia Ehrh. (Karadeniz bölgesi), E. ramosissimum Desf. (Orta ve Doğu Anadolu) ve E. arvense L. (Kuzey ve Doğu Anadolu) türleri en yaygın olanlarıdır.

Bileşim: Saponin, sılisilik asit, tanen ve az miktarda alkaloitler (palustrin, nikotin ve diğerleri) taşımaktadır (2).

Etki ve kullanılış: İdrar söktürücü, taş ve kum düşürücü, iç kanamaları (mide kanaması) durdurucu ve yara iyi edici etkileri vardır.

Kullanılış şekli: İnfusyon (% 1-5) halinde kullanılır. Dahilen günde 2-3 bardak içilir. Haricen yaralann yıkanması ve temizlenmesinde kullanılır.

Toksikolojik etki: Genç sürgünleri yiyen hayvanlarda, kan işemesi ile belirlenen, zehirlenmeler görülür. Bilhassa sığır ve atlar bu bitkiye karşı du-

1  – Kıvçak, B. ve Çizmecioğlu, Ö.: Aesculus hippocastanum L. bitkisinin tohumlarında essin’İn optik densitometrik bir

yöntem ve YBSK üe miktar tayini-XIT. Bitkisel İlaç Hammaddeleri Toplantısı, bildiri özetleri 88, Ankara (1998).

2 – Baytop, T. ve Gürkan. E.: Türkiye’nin bazı Equisetum türleri (E. palustre, E. ramosissimum, E. telmateia) üzerinde

farmakognozîk araştırmalar – İstanbul Üniv. Ecz. Fak. Mecm. 8:63 (1972).

yadıdır. Kurutma ile zehirlilik etkisi azalmaz.

Diğer isimler: Kırkkilit otu.

BALDIRAN OTU

Fr. Herbe de cigue, İn. Hemlock leaves)

Conium maculatum L. (Umbelliferae) türünün kurutulmuş çiçekli ve yapraklı dallandır. Bu tür 50-250 cm yükseklikte, 2 yıllık otsu bir,bitkidir. Gövde tüysüz, çok dallı, iç boş ve üzeri esmer lekeli. Yapraklar koyu yeşil renkli, parçalı, parçaların kenarları dişli. Çiçekler 10-20 dallı şemsiye durumlarda toplanmış. Kaliks belirsiz. Korolla beyaz renkli. Meyva küçük (genişliği 3 mm’den az), tüysüz, iki yarım meyvadan yapılmış. Her bir yarım meyvada 5 omurga bulunur. Yapraklar ezildiği zaman, hoş olmayan ve kedi idrarım andırır bir koku duyulur.

Genellikle gölgeli ve rutubetli yerlerde (viranelikler, bahçeler, duvar dipleri, yol, hendek ve su kenarları) bulunur. Bütün Türkiyede yetişmektedir.

Bileşim: Piperidin türevi alkaloitler (koniin, ko-nisein, konhidrin vs.) taşımaktadır. Otsu kısım alkaloit bakımından oldukça fakirdir. % 0.05-0.20 arasında alkaloit taşır. Meyvalarda ise alkaloit miktarı % 1 civarındadır (2).

Etki ve kullanılış: Eski Yunanlılar döneminden beri tanınan bir bitkidir. Meyvaları ağrı kesici bir etkiye sahiptir. Fakat çok zehirli olduğundan bugün dahileri kullanılışı terkedilmiştir.

Diğer isimler: Ağu, Yılanotu. 

Toksikolojik etki: Bütün bitki zehirlidir. Bununla beraber çiçek durumu ve meyvalarm zehirlilik etkileri diğer kısımlardan daha fazladır. Öldürücü miktar insanlarda 6 gr (yaprak), at ve sığırlarda ise 2-5 kg. civarındadır. Kuruma ile zehirlilik azalmakla beraber, baldıran karışmış kuru ot yiyen hayvanlarda da zehirlenmeler görülmektedir.

Bilinen zehirli bitkilerin en eskilerinden biridir. M.Ö. 4. yüzyılın başlarında ünlü Grek filozofu Sokrates’in Grek Meclisince baldıran usaresi içmeye mahkûm edildiği ve bu zehirli usareyi içerek öldüğü hemen bütün toksikoloji kitaplarında kayıtlıdır.

ÇİVİTOTU

Isatis tinctoria L. (Cruciferae) türünün yapraklı dallarıdır. Bu tür 50-100 cm yükseklikte, tüylü veya tüysüz, parlak san çiçekli, 2 veya çok yıllık, otsu bir bitkidir. Birçok alttürü bulunmaktadır. Eskiden boyar madde elde etmek için Anadoluda yetiştirilir ve ihraç edilirdi (3). Halen bu bitkinin kültürü tamamen terkedilmiştir. Yabani olarak rastlanmaktadır. Türkiyede 25 kadar İsatis türü yetişmektedir.

Yapraklar, san renkli bir glikozit olan, indikan

taşımaktadır. Bu glikozitin hidrolizi ve hidroliz ürünün oksidasyonu sonucu, mavi renkli bir boyar madde olan indigo meydana gelir.

Bu bitkiden elde edilen usare uzun zaman yün ipliğini mavi renge boyamak için kullanılmıştır (4). Eski yayınlarda bitkinin yaş yapraklarının ezilmesi ile elde edilen usare ile yün ipliklerin parlak mavi bir renge boyandığı kayıtlıdır. 1880 yılında indigo boyar maddesinin sentez yolu ile elde etme yolunun bulunmasısonucu bitki boyar madde olarak önemini kaybetmiştir.

Son yıllarda bitkisel boyar maddelerin önem kazanması üzerine bu bitkiden elde edilen usareler ile yapılan boyama denemeleri, eskiden kullanılan usare hazırlama yönteminin ve fermentasyon koşullarının bilinmemesi nedeniyle, başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Bu yüzden bugün de, halı ipliğini mavi renge boyamak için memleketimizde sentetik indigo kullanılmaktadır (5). 

Bitki yara iyi edici ve kabız etkilere sahiptir.

BİNBİRDELIKOTU

Hypericum perforatum L. (Guttiferae) ve buna yakın diğer türlerin kurutulmuş veya taze çiçekli dallandır. Bu tür 30-80 cm yükseklikte, tüysüz, çok yıllık ve otsu bir bitkidir. Yapraklar karşılıklı ve sapsız. Çiçekler parlak san renkli, dalların ucunda ve 5 parçalıdır. Avrupa ve Anadoluda yaygın bir türdür.

Dış görünüşü: Çiçekli ve yapraklı dallardan ibarettir. Çiçekler 5 parçalı, korolla altın sarısı renkli ve kenarları siyah renkli guddeli tüyler ile çevrili. Petal boyu 8-15 mm. Erkek organlar çok adette ve 3 demet halinde bir araya toplanmış. Yapraklar ışığa karşı tutulduğunda, yağ guddeleri, parlak noktacıklar halinde kolaylıkla görülür. Bitkiye binbirdelik otu denmesi bu özellikten ileri gelmektedir.

Bileşim: Tanen, uçucu yağ, flavon türevleri ve hipericin taşımaktadır.

Etki ve kullanılış: Dahilen antispazmotik, kabız, yatıştırıcı ve kurt düşürücü, haricen ise antiseptik ve yara iyi edici olarak kullanılır. Bilhassa yanık yaralarının tedavisinde çok etkilidir.

Hipericin fotosansibilite yapan bir bileşiktir. Bu bitkiyi yiyen hayvanlar (koyun, sığır, at)’dan yalnız beyaz tüylü olanlarda bazen ölümle sonuçlanan, deri hastalıkları meydana gelir. Siyah tüylü hayvanlarda bu tip bir duyarlılık meydana gelmemektedir.

Kullanılış şekil: Dahilen infusyon (%1) haricen ise Binbirdelikotu yağ (Oleum Hyperici) halinde kullanılmaktadır. Binbirdelikotu yağı (veya Sarı kafıtaron yağı) iki şekilde hazırlanabilir.

1 – Gürgen, A. R.: Türkiyenin önemli eteri yağları, üzerinde araştırmalar, I – Ankara, Y. Zir. Enst. Derg. 3: 301 (1946).


1- 100 gr çiçek 250 gr zeytinyağı taşıyan bir şişenin içine konur. Bu karışım, ara sıra çalkalanarak, 15 gün güneşte bırakılır. Bu müddetin sonunda pamuktan süzülür. Bu hazırlama şekli memleketimizde çok kullanılmaktadır.

2- 100 gr çiçek 1000 gr zeytinyağı içine konulur. Karışım zaman zaman karıştırılarak, iki saat su-banyosunda tutulur. Bu sürenin sonunda süzülür. Bu usul çabuk olarak sarı kantaron yağı hazırlamak için uygundur. Memleketimizde nadiren kullanılır.

Her iki şekil için taze veya kurutulmuş. çiçek kullanılabilir.

Diğer isimler: Kanoru, Kılıçotu, Koyunkıran, Kuzukıran, Mayasılotu, Sarı kantaron, Yaraotu.

H. calycinum L. (Büyük çiçekli binbirdelikotu): 20-60 cm boyunda, büyük çiçekli (petallerin boyu 2.5-4.5 cm) bir türdür. Bilhassa Kuzey Anadolu bölgesinde bulunur.

Koyunlarda zehirlenme yapmaktadır (1).

H. empetrifoiium Willd. (Püren, San püren): 20-60 cm boyunda, dik, dallı ve küçük çiçekli (petal boyu 5-10 mm) bir türdür. Bilhassa Batı Anadolu bölgesinde bulunur. Çiçekleri Batı Anadoluda, kumaşları sarıya boyamak için kullanılmaktadır.

H. scabrum L. (Mayasılotu, Kepirotu): 15-45 cm yükseklikte, gövdesi genellikle pürtüklü olan bir türdür. Çiçekler gövdenin ucunda birçoğu bir arada bulunur. Anadoluda yaygın bir türdür.

Kayseri ve Yozgat bölgelerinde, çiçekli dallarından hazırlanan infusyon {% 1), dahilen basura karşı ve kabız olarak kullanılmaktadır.

H. îetrapterum Fries: 10-130 cm yükseklikte, gövdesi 4 kanatlı ve küçük çiçekli bir türdür. Kuzey ve Güney Anadolu bölgesinde yaygındır.

Binbirdelikotu gibi kullanıla.

H. triquetrifolium Turra: 20-50 cm yükseklikte, küçük çiçekli (petal boyu 5-7 mm) bir türdür. Anadoluda yaygın bir bitkidir. Binbirdelikotu gibi etkilidir. Gaziantep bölgesinde ocak tutuşturmak için kullanılmaktadır.