2017 gayrimenkul satışlarını faiz oranları tetikleyecek

“2017 yılında gayrimenkul satışlarını tetikleyen en önemli faktör faiz oranları olacaktır.” Bu sözler, GYODER Başkanı Aziz Torun’a ait. GYODER Başkanı düzenlediği basın toplantısında, yabancıya yaklaşık 4.5 milyar dolarlık satış yapılmasının başarı olarak kabul edilemeyeceğini de belirterek, “Türkiye’deki gayrimenkul yatırımları, Avrupa’ya göre çok daha fazla kazandıracak” sözleriyle dikkat çekti.

 

Faiz oranları gayrimenkul satışını nasıl etkiliyor?

Türkiye gayrimenkul sektörünün üreten, vergi veren, 2 milyon kişiye istihdam sağlayan, 200’den fazla sektörü etkileyen ve dolayısıyla milyonlarca kişiye dokunan bir sektör olduğuna vurgu yapan Aziz Torun şunları söyledi:

“Toplam 1 milyon 341 bin 453 adet konut satışı ile 2015 rakamlarının aşılması, 2016 yılı için önemli bir gelişmedir. Tüm yaşananlara rağmen bu performansın yakalanması gayrimenkul sektörüne duyulan güvenin bir yansımasıdır. Faizlerde anormal bir artış söz konusu olmazsa 2017 yılında da, konut satış adetinin 2016 rakamlarına ulaşacağını öngörüyoruz. Bu yıl gayrimenkul satışlarını tetikleyen en önemli faktör, faiz oranları olacaktır. Bunu GYODER kampanyalarında da çok net bir şekilde gördük. Yıllık faiz oranlarının yüzde 10’un, günlük faiz oranlarının yüzde 1’in altında olması, sürdürülebilir satış grafiğini destekleyecektir.”

 

 

“1 milyon dolarlık yatırım oranı düşürülmeli”

“Türkiye’deki gayrimenkul yatırımlarının, Avrupa’ya göre çok daha fazla kazandıracağının altını çizen Aziz Torun, “1 milyon dolarlık konut alan yabancı yatırımcıya vatandaşlık hakkı tanınması, sektörümüz adına önemli bir adım. Ancak bu oran, gelişmiş ülkelerde bizim sunduğumuz rakamın altında. Yabancı yatırımcının talebini artırmak için bu rakamın aşağı çekilmesi, hatta oranların bölge bölge değişmesi sektörümüze ivme kazandıracaktır. Vatandaşlık hakkının yanı sıra başka teşvikler de devreye girebilir. Oturma izni detaylarının da tanımlanması ve sürelerin uzatılması gibi düzenlemeler, sektörün elini daha çok güçlendirecektir” diye konuştu.

 

Yabancıya yaklaşık 4.5 milyar dolarlık satış, başarı olarak kabul edilemez

Aziz Torun, şöyle devam etti: “Yurtdışına satışlar için de son mevzuat değişikliklerini ve teşvikleri iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Bazı ülkeler için enerji kaynakları nasıl bir zenginlikse, gayrimenkul sektörünün de ülkemiz için stratejik bir zenginlik olduğunu söyleyebiliriz. Bugüne kadar bu zenginliğimizi yeteri kadar değerlendirdiğimiz söylenemez. Yabancı yatırımcıya yılda yaklaşık 4.5 milyar dolarlık satış gerçekleştirmemiz, başarı olarak kabul edilemez. Bizim sadece Katar ile ilişkilerimizi geliştirerek bu rakamları aşma potansiyelimiz var. Yabancı bireysel ve kurumsal yatırımcının talep ve beklentilerini doğru okuyarak, bu beklentilere uygun farklı projeler üretmeliyiz. Yabancı yatırımcıları ülkemize çekmek 2017 yılı itibarıyla öncelikli gündemimiz olmalı. Mevcut satış rakamları daha yukarı taşınmalı. Bize düşen sektörde ürün çeşitliliğini artırmak ve Türkiye’nin istikrarlı ve güvenilir bir ülke olduğunu anlatmaktır.“

 

 

“Gayrimenkulü ihracat kalemi olarak görmeliyiz”

Yabancı yatırımcılara yapılan satışların hem sektör hem ülke için önemli olduğunun altını çizen Aziz Torun, “Gayrimenkulü, ülkemizin önemli bir ihracat kalemi olarak görmeliyiz. Biz, önce Türkiye, sonra bölge, sektör ve proje kavramını getirdik. Çok sayıda uluslararası fuara katılarak, sektör temsilcileri birlik olduk, yan yana bir duruş sergiledik. Türkiye gayrimenkul sektörünü temsil ederek ülkemizin tanıtımına katkıda bulunduk. Yabancıya satış düzenlemesi yapıldığında ilk çalışmamız, yabancıların yanlış yönlendirilmesini önlemek oldu. ‘How to buy property’ kitabıyla Türkiye’de yabancıların gayrimenkul sahibi olabilmesinin yollarını göstermeye çalıştık” dedi.

 

Sektörde değişim sürmeli

‘KDV muafiyeti, tapu harcında indirim, damga vergisi, yabancı yatırımcıya vatandaşlık hakkı, GYO’lara ilişkin yeni tebliğ, Gayrimenkul Sertifikası’ gibi teşviklerin hem sektör temsilcileri hem tüketici tarafından iyi değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan GYODER Başkanı Aziz Torun şu önerileri getirdi:

“Sektörde değişim sürmeli. Finansman modeli olarak kullanılan Sat-Yap modeli sürdürülebilir olmadığı için tek alternatif olmaktan çıkarılmalı, Yap-İşlet-Sat modeli ve yeni finansman modelleri geliştirilmeli. Marka ülke, marka şehir ve marka proje stratejilerimiz olmalı. Ülkemizin ve şehirlerimizin algısını güçlü şekilde oluşturabilirsek, sektörümüzün algısını da buna paralel yükseltebiliriz. İstanbul’u, Ege’yi, Akdeniz’i, Karadeniz’i farklı özellikleri ile ön plana çıkarmalıyız.”

 

Arsa yatırımı yapanlar imar durumu belirsizliğine maruz kalmamalı

Kesinleşmiş İmar Planlarının kazanılmış hak olarak kabul edilmesi gerektiğini ifade eden Aziz Torun, “Halihazırdaki imar durumuna güvenerek arsa yatırımı yapan yatırımcılar, her an değiştirilebilecek bir imar durumu belirsizliğine maruz kalmamalı. Başta büyükşehirlerimiz olmak üzere, kentsel dönüşüm sürecini kapsamlı bir imar reformu ile planlamalıyız. Şehirlerimizin geleceğini talep ve ihtiyaçları göre planlayıp geliştirmeli, değiştirmeli ve dönüştürmeliyiz” diye konuştu.

 

Kaynak: http://blog.zingat.com/2017-gayrimenkul-satislarini-faiz-oranlari-tetikleyecek/